Herkes yapay zeka istiyor, kimse gerçek yetkinliği ayırt edemiyor
28 Nisan 2026'da yayımlanan araştırmaya göre Avustralyalı işe alım yöneticilerinin yüzde 97'si yeni işe alınan kişilerden yapay zeka ve otomasyon yetkinliği bekliyor; çalışanların yüzde 83'ü kariyer ilerlemesi için üretken yapay zeka becerisinin gerekli olduğunu düşünüyor. İşletmelerin yüzde 89'u finans, İK veya teknoloji süreçlerinden en az birinde zaten yapay zeka kullanıyor ve teknoloji liderlerinin yüzde 92'si yapay zekanın artık iş gücü planlamasını deneysel aşamanın ötesinde etkilediğini söylüyor.
Ama madalyonun öbür yüzü daha sorunlu: işe alım yöneticilerinin yüzde 88'i doğru yapay zeka yetkinliğine sahip adayı bulmakta zorlanıyor, yüzde 37'si ise yapay zeka ile yazılmış özgeçmişlerin aday kalitesini doğru değerlendirmeyi engellediğini belirtiyor.
Yanıt: daha ağır beceri testleri, daha derin mülakatlar
Robert Half'a göre şirketler bu belirsizliğe karşı işe alım süreçlerini 'beceri testleri, daha derin mülakatlar ve daha sıkı kontrollerle' güçlendiriyor — böylece adayların başvurularında iddia ettikleri yetkinliği gerçekten sergileyip sergilemediğini doğruluyorlar.
Araştırma, finans, muhasebe, bilgi teknolojileri, teknoloji ve İK sektörlerinden 500 işe alım yöneticisi ile finans, teknoloji ve idari rollerde çalışan 1.000 kişiyle 2025 yılında bağımsız bir araştırma şirketi tarafından çevrim içi yürütüldü; katılımcılar KOBİ'lerden büyük özel ve halka açık şirketlere, kamu kurumlarına kadar uzanan geniş bir yelpazeden geliyor.
Türkiye için anlamı
Türkiye'deki işe alım ekipleri de benzer bir çelişkiyle karşı karşıya: yapay zeka yetkinliği aranan bir nitelik haline gelirken, tam da bu nedenle gelen başvurular yapay zeka ile üretiliyor ve gerçek yetkinliği CV üzerinden ayırt etmek zorlaşıyor.
Pratik çıkarım net: özgeçmiş taraması tek başına yeterli bir filtre değil. Kısa, canlı bir beceri testi veya küçük bir vaka çalışması eklemek, yapay zeka ile cilalanmış başvurularla gerçek yetkinliği ayırt etmenin görece ucuz ve hızlı bir yolu olabilir.