İKMedyabir Layers yayınıdır
Çalışan Deneyimi · Rapor · 17 Mart 2026

NAMI–Ipsos: Çalışanlar Ruh Sağlığını Yöneticisinden Çok Mesai Arkadaşına Anlatıyor

NAMI ve Ipsos'un ortak anketi, işyerinde 'çok stresli' hissedenlerin oranının iki yılda neredeyse ikiye katlandığını; ancak çalışanların ruh sağlığı sorunlarını yöneticileriyle paylaşma konusunda hâlâ büyük bir güven açığı yaşadığını gösteriyor.

Kaynak: NAMI  ·  Doğrulama: Ipsos  ·  1 dk okuma  ·  İK Yöneticisi · Öğrenme & Gelişim
NAMI–Ipsos: Çalışanlar Ruh Sağlığını Yöneticisinden Çok Mesai Arkadaşına Anlatıyor

Stres iki yılda neredeyse ikiye katlandı

NAMI ve Ipsos'un 2026 başında 2.153 tam zamanlı çalışan üzerinde yürüttüğü ankete göre kendini 'çok stresli' hissedenlerin oranı 2024'te yüzde 19 iken 2026'da yüzde 30'a çıktı. Çalışanların yüzde 53'ü son bir yılda işe bağlı tükenmişlik yaşadığını, yüzde 43'ü ise kendi ruh sağlığından endişe duyduğunu belirtiyor — bu oran 2024'te yüzde 35'ti.

Bakım verme sorumluluğu taşıyan çalışanlarda tablo daha ağır: bu grubun yüzde 61'i tükenmişlik yaşadığını söylerken, bakım sorumluluğu olmayanlarda bu oran yüzde 49'da kalıyor.

Konuşmak 'uygun' ama kime konuşacağı belli değil

Çalışanların yüzde 74'ü işyerinde ruh sağlığından bahsetmenin uygun olduğunu düşünüyor ve yüzde 77'si bir mesai arkadaşı konuyu açtığında rahat hissediyor. Ancak kendi sorunlarını paylaşma konusunda rahat hissedenlerin oranı yüzde 61'e düşüyor; İK ile paylaşmakta rahat olanlar yüzde 39, üst yönetimle paylaşmakta rahat olanlar ise yalnızca yüzde 30. Çalışanların yüzde 48'i paylaşırsa yargılanmaktan endişe ediyor.

Kaynak erişimi de belirleyici: işveren desteğine erişimi olmayan yöneticilerin yüzde 41'i işten ayrılmayı düşünürken, yeterli desteğe sahip yöneticilerde bu oran yüzde 18'e iniyor. Sandviç kuşağı bakım verenlerin yüzde 37'si de ruh sağlığı yükü nedeniyle ayrılmayı düşündüğünü söylüyor.

Türkiye için anlamı

Türkiye'de ruh sağlığı konuşulabilirliği son yıllarda arttı, ancak NAMI-Ipsos verisi bunun kimle konuşulduğuna göre çok farklı sonuçlar verdiğini gösteriyor: mesai arkadaşıyla rahat olan bir çalışan, aynı konuyu yöneticisi ya da İK ile paylaşmaktan çekinebiliyor. Bu fark, akran destek ağlarının (peer support) resmi İK kanallarının tamamlayıcısı olarak görülmesi gerektiğine işaret ediyor.

Yöneticilerin kendi ruh sağlığı desteğine erişiminin, ekiplerindeki ayrılma niyetiyle doğrudan ilişkili çıkması, yönetici destek programlarının yalnızca 'yönetici iyiliği' değil bir elde tutma yatırımı olarak konumlandırılabileceğini gösteriyor.

Ne yapmalı?
İlgili yazılar Çalışan Deneyimi yazılarının tümü →
Layers’tan
Layers PerformancePerformans & Gelişim

Hedefler, geri bildirim ve değerlendirme döngüleri tek yerde.

Performance Suite’i inceleyin →