Üretkenlik kazançları eşit dağılmıyor
Stanford Üniversitesi İnsan Merkezli Yapay Zekâ Enstitüsü'nün (HAI) 13 Nisan 2026'da yayımladığı 2026 AI Index raporu, yapay zekânın üretkenliğe katkısının fonksiyondan fonksiyona büyük farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor: müşteri hizmetlerinde yüzde 14-15, yazılım geliştirmede yüzde 26, pazarlama çıktısında ise yüzde 50'ye varan artışlar kaydedilmiş.
Rapor, bu kazançların derin analitik muhakeme gerektiren görevlerde belirgin biçimde küçüldüğünü ve yoğun yapay zekâ kullanımının uzun vadede beceri gelişimini yavaşlatma riski taşıdığını da not ediyor.
Küçülme beklentisi belirli fonksiyonlarda yoğunlaşıyor
Rapora göre şirketlerin üçte biri, önümüzdeki yıl içinde yapay zekâ nedeniyle işgücünü küçültmeyi bekliyor. Bu beklenti en çok müşteri operasyonları, tedarik zinciri yönetimi ve yazılım mühendisliği fonksiyonlarında yoğunlaşıyor.
Rapor ayrıca iş ilanlarında yapay zekâ becerisi talebinin hızla yükseldiğini gösteriyor: ABD'deki tüm iş ilanlarının yüzde 2,5'i artık yapay zekâ becerisi arıyor — bu oran bir önceki yıla göre yüzde 55, on yıl önceye göre ise yüzde 297 artmış durumda.
Türkiye'deki İK ekipleri için anlamı
Stanford'ın verisi, yapay zekânın etkisini tek bir 'küçülme' başlığı altında ele almanın yanıltıcı olduğunu gösteriyor; etki fonksiyona göre kökten farklılaşıyor. Türkiye'deki İK ekiplerinin işgücü planlamasını fonksiyon bazında, tek tip bir varsayımla değil, her birimin gerçek üretkenlik verisine bakarak yapması gerekiyor.
Müşteri hizmetleri, tedarik zinciri ve yazılım gibi alanlarda küçülme baskısı görülen şirketler için asıl soru, bu daralmanın ne zaman geleceği değil, hangi görevlerin insan muhakemesi gerektirdiğinin önceden netleştirilip netleştirilmediği. Bu netlik olmadan alınan küçülme kararları, ileride yeniden işe alım maliyetine dönüşebilir.