Büyümenin motoru yaşlı çalışanlar
OECD'nin 7 Temmuz 2026'da yayımladığı Employment Outlook 2026 raporuna göre üye ülkelerde 2024'ün ilk çeyreği ile 2026'nın ilk çeyreği arasında kaydedilen istihdam oranı artışının yaklaşık üçte biri 25-54 yaş grubundaki orta yaşlı çalışanlardan, üçte ikisi ise 55-64 yaş grubundaki yaşlı çalışanlardan kaynaklandı. OECD bu tabloyu son yirmi yıldır devam eden yapısal bir eğilimin devamı olarak tanımlıyor: yaşlı çalışanların istihdam oranındaki artış, iki on yıldır kesintisiz sürüyor.
Rapor, nüfusun yaşlanmasını işgücü piyasasındaki yapısal gerilimi besleyen bir etken olarak işaretliyor ve demografik yaşlanmanın önümüzdeki dönemde işgücü arzında daralmaya yol açacağını vurguluyor. Bu bağlamda yaşlı çalışanların istihdama katılımındaki artış, daralan genç ve orta yaş işgücü havuzunun kısmi bir telafisi olarak okunabilir.
İK planlaması için çıkarımlar
OECD, demografik yaşlanmanın işgücü arzını daraltacağını ve bunun işgücü piyasasında kalıcı bir yapısal gerilim kaynağı olacağını vurguluyor. Bu çerçevede 55-64 yaş grubunun istihdama katılımındaki artış tesadüfi değil; daralan genç ve orta yaş işgücü havuzunun kısmi bir telafisi olarak okunuyor ve OECD bunu 'iki on yıldır kesintisiz süren' bir eğilim olarak tanımlıyor.
Türkiye merkezli çok uluslu şirketlerin Avrupa operasyonları için çıkarım şu: işgücü planlaması modellerinde 55-64 yaş grubunun katılım oranını ayrı bir değişken olarak izlemek ve kariyerin ikinci yarısındaki çalışanlara yönelik esnek çalışma ile sağlık politikalarını merkeze almak artık isteğe bağlı değil, yapısal bir zorunluluk haline geliyor.